Makale: GELECEĞE YATIRIMLARIMIZ!

“İşte onların mükâfatı, Rableri tarafından bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlerdir. Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir!” (Al-i İmrân, 136)

Dünya hayatımızı değil, tüm geleceğimizi teminat altına almalıyız.

İnsanların tüm koşuşturmalarının sebebi, yarınlarını güvence altına almak içindir.

Akıllı olan kimseler yarınlarda kendilerine fayda sağlayacak olan hususlara hayatlarında öncelikle vererek hareket ederler.

Akıllı bir öğrenci: Geleceğini teminat altına alabilecek meslek dalları ile ilgili bölümleri okuyarak yarınlarını düşünür.

İnsanlar, çalışacakları işi tercih ederken en fazla gelir elde edebilecekleri iş adamlarını tercih ederler dolayısıyla bu gelirleri ile geleceklerini teminat altına almaya çalışırlar.

Hemen her kadın ve erkek geleceğini düşünerek kendisine bir eş adayı seçer.

Akıllı tüccar yarınlarda kendisine kar getireceğine inandığı hususları önceleyerek ticaretini yapar.

Gayr-ı menkule sermayesini yatıran kişi kısa vadede oradan çok büyük kâr elde etmeyi amaçlar ve bununla da gelecekte daha müreffeh bir hayat yaşamak ister.

Sermayesini dövize, altına, faize, kripto paralara, hisse senetleri yatıran kişiler de kısa vadede bunların yükselmesi ile kısa zamanda paralarına para katmayı amaçlar.

Yine insanlar yıllarca süren ödemeler yaparak sigortalı olmaya çalışır ve bununla geleceklerini güvence altına almaya çalışırlar.

Kısacası insanlar yarınlarını düşünerek hareket eder ve yatırımlarını hep ona göre yaparlar.

Ayrıca insanlar bu yatırımlarda yaparken kısa bir zaman için kendilerine fayda sağlayacak beklentisi ile değil, hayatlardan geri kalan kısmının tümünde kendilerine fayda sağlasın diye yaparlar.

Gerçek müminler de yarınlarını düşünerek hareket eden kimselerdiler.

Lakin müminin gelecek tasavvuru ile mümin olmayanların ki aynı değildir.

Müminin gelecekte kendisine fayda sağlayacağına inandığı hususlar ile mümin olmayanın kendisine fayda getireceğine inandığı hususlar aynı değildir.

Bazen mümin için gelecekte insana fayda getireceğine inandığı hususlar mümin olmayanlar için çok büyük bir kayıptır.

Çoğunlukla mümin olmayanlar için gelecekte kendisine fayda getireceğine inanarak hareket ettiği hususlar bir mümin için asıl hüsranın ta kendisidir.

Evet mümin günün adamı değil yarınlarını düşünerek hareket eden kimsedir.

Müminin gelecek tasavvuru sadece şu kısacık dünyaya yönelik olmadığından dolayı kendisine gelecekte fayda getireceğine inandığı hususlarda bu dünya ile sınırlı değildir.

Müminin gelecek tasavvuru; bu dünyayı da içerisinde almakla beraber ölüm sonrası hayata uzanan bir boyutu söz konusudur.

İşte müminin tasavvurunda; gelecekte kendisine fayda sağlayacak nice unsurları içerisinde barındıran bir aya ulaşmış bulunuyoruz.

Kısacası karlı yatırımlar yapmak için fırsat ayağımıza gelmiş durumdadır.  

İşte hem dünyada hem de ölüm sonrası hayatta bize fayda getirecek hususları bizim gündemimize getiren, bizi böylesine uzun bir yola hazırlayacak nice kıymetli yol azıklarını içerisinde barındıran bir aya daha ulaşmış durumdayız.

Evet kıymetli Müslümanlar! Ramazan ayı geleceğimizi inşa etme noktasında diğer bir ifade ile geleceğimizi teminat altına alma noktasında bize sunulmuş önemli fırsatları içerisinde barındırmaktadır.

Eğer geleceğimizi teminat altına almak istiyor isek o zaman Ramazan'ın bizim gündemimize getirdiği fırsatlardan sonuna kadar istifade etmeye çalışmalıyız.

Ramazan'ın bizim gündemimize getirdiği ve yarınlarda bizim geleceğimizi güvence altına alan hususları şu şekilde sıralayabiliriz:

Ramazan diğer bir adıyla da Kur'an ayıdır. Kur'an'ın kendisinde indirilmeye başladı aydır. Dolayısıyla geleceğini teminat altına almak isteyen kimseler Kur'an'ın diriltici mesajlarına yönelmeliler. Zaten Kur'an'ın gönderiliş amacı da insanları hem dünyalarını hem de ahiretlerini teminat altına almak değil midir? Dolayısıyla geleceğin teminatının tüm detayları Kur'an'da bulunmaktadır.

Ramazan ayını bizim gündemimize getirdiği ve bizim geleceğimizi teminat altına alacak hususlardan bir tanesi de oruç ibadetidir.

Oruç, mümin geleceğini teminat altına alarak sonsuz mükafat yurdu olan cennetin Reyhan adındaki kapısını açan bir anahtar gibidir.

Oruçla geleceğini teminat altına almak isteyenler, orucu sadece midelerine değil, dilini yalandan, gözünü haramdan sakındırmalı ve tüm gayr-ı meşru alışkanlıklara da son vermelidirler.

Yine Ramazan'ın bizim gündemimize getirdiği ve geleceğimizi teminat altına alacak olan hususlardan bir tanesi de rabbimizle kuracağımız ünsiyettir.

Gerek her daim Rabbimize yönelik yaptığımız zikirlerle gerek nafile ibadetlerle Rabbimizle ünsiyetimizi arttırarak geleceğimizi teminat altına almaya çalışırız. Gece namazı, teravih namazı ve yaptığımız tesbih, tahmid, tekbirlerle rabbimizle olan ünsiyetimizi daha üst noktalara taşımaya çalışırız.

Yine Ramazan'la birlikte ihtiyaç sahibi olan insanların halinden anlamak ve onlara yardım etmeye çalışmak da bizim geleceğimizi teminat altına alan hususlardan bir başkasıdır. Elimizdeki imkanları bir başkalarıyla paylaştığımız oranda geleceğimizi teminat altına almış oluruz. Bir başkaları ihtiyaç sahibi iken bizlerin buna duyarsız kalarak hayatı yaşıyor olmamız bizim geleceğimizi tehlikeye sokar. Gazze’de insanlar gelecekleri için her türlü bedeli ödedikleri bir durumda bizlerin en azından maddî imkanlarımızla onların yanında olmamamız bizim geleceğimizi çok ciddi manada tehlikeye sokar.

İftar sofralarımızı ihtiyaç sahibi olan insanlar için de kurmak, gelecekte bize teminat sağlayacak amellerden olacaktır.

Yine Ramazan ayı gerek zekât, gerek infak, gerekse de fıtır sadakalarımızla ihtiyaç sahibi olan insanların yanında olmamız gereken bir aydır. Bu ameller, kendileriyle yarınlarımızı güvence altına alacağımız amellerdir.

Yine Ramazan'ın bizim gündemimize getirdiği ve yarınlarda bize fayda sağlayacak hususlardan bir başkası da i’tikaftır. Mümin kişi, imkânı ölçüsünde Ramazan'ın son on gününde Rabbi olan bağını daha ileri boyutlara taşımak için tüm zamanlarını rabbine ibadete adayarak geleceğini teminat altına almaya çalışır.

Ramazan'ın bize getirmiş olduğu ve bizlerin geleceğini teminat altına olacak hususların garantörü alemlerin rabbi olan Allah'tır.

İnsanların geleceklerini teminat altına almak için yapıp ettikleri nice durumlar onların geleceklerinin tümünü garanti altına alamamakta ve onlar için her zaman bir risk alanı söz konusu olmaktadır. Oysa Ramazan'ın getirmiş olduğu bu bizim geleceğimizi teminat altına alan hususlarda asla böyle bir risk alanı söz konusu değildir. Bunun teminatını alemlerin Rabbi olan Allah sunmaktadır. Allah'ın teminat verdiği bir geleceğin asla iflası yaşatması söz konusu değildir.

Evet Kıymetli kardeşlerim! Herkes yarınları için yatırım yapmaktadır.

Biz müminler de yarınlarımız için yatırım yapmalıyız. Lakin bizlerin yapacakları yatırımlar sadece şu kısacık dünya yönelik olmamalı bu dünya ile beraber bundan sonraki hayatımızı da içine alacak şekilde olmalıdır.

Biz müminler olarak tek dünyalı insanlar gibi sadece şu kısacak dünyaya yönelik olan ve sadece dünyada insanların geleceklerini güvence altına alan hususlara yönelmemeli aksine bize iki cihanda da güvence getirecek hususlara yönelmeliyiz.

Unutmayalım ki hemen tüm yaptığımız ibadetlerin asıl maksadı bizlerin takva sahibi olan insanlar olmamız içindir.

Takva Hz. Ömer’in (r.a.) bize öğrettiği şekilde dikenli bir yolda yürürken elbisemize dikenler batarak her attığımız adımda bize acı vermemesi için elbisemizi yukarı çekerek yürümemizdir. Dünya imtihanımızı yaşarken etrafımızda meydana gelen günahların bizlerin üzerine sirayet etmemesi için azamı gayret göstermemiz takvadır.

Dolayısıyla bizlerin geleceklerini güvence altına alacak olan husus hiç şüphesiz ki takvadır.

Takva ise Allah'ın bizim üzerimize yüklemiş olduğu tüm sorumlulukların idrakinde olarak onları bir hakkın yerine getirmek için azami gayret göstermek, bunları yaparken Allah'tan başkasının rızasını gözetmemektir.

Yine, Allah'ım emirlerine eksiksiz yerine getirmeye çalışmak, yasakladığı şeylerin tümünden şiddetle kaçınmak gerektiği gibi aynı zamanda da kendisinde şüphe bulunan hususlardan da uzak durmaktır. İşte geleceğimizi ancak bu şekilde güvence altına almış oluruz.

Kardeşlerim şunu iyi bilelim ki insanların Allah'ın nice emirlerini yerine getirmedikleri; bununla beraber nice yasak ettiğin şeylere de hayatlarında yer verdikleri bir durumda tuttukları oruçlar, onların geleceklerini teminat altına almayacaktır. Dolayısıyla bizler bu kimselerden olmamalıyız.

Tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin tümünün bizim geleceğimizi güvence altına almasını istiyorsak takvanın gereği olarak Allah'ın tüm emirlerini yerine getirme çabası içerisinde olmalıyız ve yasaklamış olduğu tüm haramlardan da şeytandan kaçar gibi kaçmalıyız. Ve ayrıca şüpheli olan şeylerden de uzak durarak dinimizi ve ırzımızı korumamız gerekmektedir.

Geleceğe yatırım yapmak isteyenler için ayağımıza kadar gelen fırsatlar ayı olan ramazanı hakkıyla değerlendirerek bayrama masiyetlerden/günahlardan arınmış bir şekilde çıkacak olan Müslümanlara selam olsun!

Son değişiklik Cuma, 22 Mart 2024 13:39

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.