Kur'an Yurdu

Mürselat Süresi (İbn Kesir) Türkçe Meali

Mürselat Süresi (İbn Kesir) Türkçe Meali

Mürselat Süresi Meali

Mürselat Süresi 1-7. Ayet: Andolsun ardarda gönderilenlere, Şiddetlice esenlere, İyice yayanlara, Tam anlamı ile ayırt edenlere, Zikri getirip bırakanlara. Gerek bir mazeret, gerekse bir uyarı olmak üzere ki:, Şüphesiz tehdit olunduğunuz şey elbette meydana gelecektir

Mürselat Süresi 8-12. Ayet: Yıldızlar söndürüldüğü zaman, Gök yarıldığı zaman, Dağlar savrulduğu zaman, Rasullerin belirli vakti geldiği zaman. Hangi güne geciktirildiler?

Mürselat Süresi 13-15. Ayet: Hüküm verip ayırt etme gününe, Bu ayırt etme gününü sana ne bildirdi?  O günde yalanlayanların vay haline!

Mürselat Süresi 16-19. Ayet: Biz öncekiler helak etmedik mi? Sonra da arkadan gelenleri onların arkasına takarız. İşte biz günahkarlara böyle yaparız. O günde yalanlayanların vay haline!

Mürselat Süresi 20-24. Ayet: Biz sizi hakir bir sudan yaratmadık mı? Onu sağlam bir yerde tuttuk, Bilinen bir süreye kadar. Gücümüz yeter bizim, ne güzel güç yetirenleriz biz! Yalanlayanların o gün vay haline!

Mürselat Süresi 25-28. Ayet: Biz arzı toplanma yeri kılmadık mı? Dirileri de ölüleri de. Orada sapasağlam ve yüksek dağlar kıldık. Size tatlı sular içirdik. Yalanlayan o gün vay haline

Mürselat Süresi 29-34. Ayet: Haydi yalan saymakta olduğunuz şeye kalkıp gidin, Haydi üç kola ayrılmış bir gölgeye gidin, O gölgelendirici de değildir, alevlere karşı faydası da olmaz, Çünkü o her biri saray kadar kıvılcımlar atar, Ve her biri sarı erkek develeri andırır .Yalanlayanların o gün vay haline!

Mürselat Süresi 35-37. Ayet:Bu onların konuş(a)mayacakları bir gündür, Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler. Yalanlayanların o gün vay haline!

Mürselat Süresi 38. Ayet:Bu hüküm verip ayırt etme günüdür, sizi de evvelkileri de toplamışızdır.

Mürselat Süresi 39. Ayet:Eğer bir hileniz var ise hemen bana o hileyi yapın

Mürselat Süresi 40. Ayet:Yalanlayanların o gün vay haline!

Mürselat Süresi 41-44. Ayet: Şüphesiz ki takva sahipleri, gölgelerde, pınar başlarındadır. Arzu ettiklerinden meyveler arasındadırlar. İşlediğiniz sebebi ile afiyetle yiyin için, Çünkü biz ihsan edicileri böyle mükafatlandırırız

Mürselat Süresi 45. Ayet: Yalanlayanların o gün vay haline!

Mürselat Süresi 46. Ayet: Az bir süre yiyin, faydalanın, çünkü siz günahkarlarsınız.

Mürselat Süresi 47. Ayet: Yalanlayanların o gün vay haline!

Mürselat Süresi 48. Ayet: Onlara ‘Rüku edin denildiği zaman rüku etmezler

Mürselat Süresi 49. Ayet: Yalanlayanların o gün vay haline!

Mürselat Süresi 50. Ayet: Artık bundan sonra hangi söze inanacaklar

Kaynak: İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim,İbn Kesir Tefsiri / C:XI / bkz: 514-523

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ