Kur'an Yurdu

Kureyş Süresi (Ömer Nasuhi Bilmen) Meali ve Tefsiri

Kureyş Süresi (Ömer Nasuhi Bilmen) Meali ve Tefsiri

Kureyş Süresi 1. Ayet Meali: Kureyş’in seyahate alıştırılmasından dolayı.

Kureyş Süresi 2. Ayet Meali: Onların kış ve yaz seyahatine alıştırılmış olmalarından dolayı…

Kureyş Süresi 3. Ayet Meali: Artık bu beytin Kabe-i Muazzamanın Rabbine ibadette bulunsunlar ki:

 Kureyş Süresi 4. Ayet Meali: Onları açlıktan kurtarıp doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.

Kureyş Süresi Tefsiri

Bu mübarek sûre, “Tîn” süresinden sonra Mekke-i Mükerreme de nazil olmuştur. Dört ayet-i kerîmeyi içermektedir. Kureyş kabilesinin eriştiği nimeti bildirdiği için kendisine bu isim verilmiştir. Maamafih kendisine “Liilafi Kureyş” süresi de denilir. Bundan evvelki Fil Süresi, Cenab-ı Hak’kın Mekke ahalisini muhafaza edip düşmanlarını helak etmiş olduğunu bildirdiği gibi bu sürede de yine o ahali hakkındaki diğer bir ilahi nimeti bildirdiği için bu iki süre arasında büyük bir münasebet vardır.

Bu mübarek sûre, Kureyş kavminin ticaret ve seyahat hususunda da ilahî korumaya erişmiş olduklarından dolayı şükür vazifesini yerine getirerek Harem-i Şerifin kerim sshibi olan Cenab-ı Hakka ibadette bulunmakla mükellef olduklarını ihtar buyurmaktadır. Şöyle ki: Kureyş kabilesi hakkında Allah Tealanın çeşitli nimetleri, himayeleri vardır. Bunlardan dolayı o kabilenin Hak Tealaya şükretmeleri, ibadet ve itaatte bulunmaları icabetmektedir.

Kısaca: (Kureyş’in) Ticaret için başka beldeye seyahate, gitmeye (ülfet ettirildiğinden dolayı…) tam bir emniyetle buna muvaffak oldukları için Hak Tealaya şükür ve ibadette bulunmalıdırlar.

Evet.. (Onların) O Kureyş kabilesinin (kış ve yaz seyahate) diledikleri beldeler seyahate ve gitmeye (ülfet ettirilmiş) buna dair kendilerine kolaylıklar ve muvaffakiyet ihsan buyrulmuş (oldukları için) öyle şükür ve kulluk vazifesini, yerine getirmeye devam etmelidirler.

İşte onlar, böyle bir muvaffakiyete, korunmaya nail bulunmaktadırlar. (Artık) Bu nimetlerden dolayı (bu beytin) bu harem-i şerifin (Rab’bine) sahibi olan Allah-u Tealaya (ibadette bulunsunlar) Allah’ın birliğini tasdik ederek şükür vazifesini yerine getirmeye çalışsınlar, bir kere şunu da düşünsünler (ki:) o Kerem Sahibi Yaratıcı…

(Onları) O Kureyş taifesini (açlıktan) kurtarıp nice nimetlere kavuşturmakla kendilerini (doyurdu.) ihtiyaçtan kurtardı (ve onları korkudan emin kıldı.) beldelerini bir güven yurdu kılarak ona suikastta bulunan Ebrehe gibi düşmanlarını kahr etti ve cezalandırdı. Artık bu kadar ilahi korumaya ve lütuflara nail olan bir insanlık topluluğu için gerekir ki: O kerim, rahim Yaratıcısına ibadette, şükürde bulunsun, Allah’ın dinine aykırı hareketlerden son derece kaçınsın.

“Kureyş kabilesi” Nadr İbn-i Kinanenin evlat ve torunlarıdır. Kinane ise İsmail (a.s)’ın oğullarından biridir. Bir hadis şerif şu mealdedir. Şüphe yok ki: Allah Teala, Kinaney-i İsmail oğullarından istifâ etmiş = seçmiştir. Kureyşten de Ben-i Haşim’i çıkarmıştı. Haşim oğullarından da beni seçmiştir.

Kureyş lafzı: Ya Kırş lafzından bir küçültme ismidir. Kırş ise denizlerde bulunan büyük bir canavardır ki: Gemilere saldırır, ateşten başka bir şey ile bertaraf edilemez. İşte Kureyş taifesine de fazlaca kuvvetli oldukları için bu ad verilmiştir. Yahut Kureyş tabiri; kesb, kazanç manasına olan Karş lafzından alınmıştır. Çünkü O taife, ticaret beldelere giderek kazançlar elde ederlerdi.

Evet, deniliyor ki, Kureyş taifesi, kış vakti Yemen’e gider oradan kokular, elbise gibi şeyleri satın alırlardı, yazın da Şam beldelerine gider, oradan da zirai ürünleri alır, kendi beldelerine getirirlerdi.

Kureyş taifesi, Harem-i Şerifin sakinleri oldukları için diğer Araplar; bunlara hürmet eder, saldırıda bulunmazlardı. Halbuki: O Araplar kendi aralarında daima mücadelede bulunurlar, birbirlerinin mallarını gasp ve yağmalarından geri durmazlardı. Velhasıl: Bu Kureyş taifesi, pek seçkin ve tam bir emniyete mazhar idiler. Artık onların Cenab-ı Hak’ka şükretmeleri, özellikle içlerinden ortaya çıkarak bütün insanlık için en büyük bir ilahî lütuf olan Resul-İ Ekrem’i tasdik, bütün emirlerine itaat etmeleri icabetmez mi idi?. İşte Cenab-ı Hak, onları ibadet ve itaate davet ediyor, Ne yazık ki: Onlardan bir çokları bu vazifelerini yerine getirmeye çalışmamış, bil’akis Resul-i Ekrem’e, karşı muhalif cephe almışlardı. Hak Teala Hazretleri cümlemize basiretler ihsan buyursun, Amin.

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Tefsir / Bilmen

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ