Kur'an Yurdu

Kureyş Süresi (Besairu’l Kur’an) Tefsiri

Kureyş Süresi (Besairu’l Kur’an) Tefsiri

Kureyş Süresi; muhteva olarak Fil Süresinin devamı niteliğindedir. Allah (c.c)’ın Kureyşlilere Fil olayında ki ihsanı hatırlatıldığı gibi, bu sürede de kışın ve yazın yaptıkları seyahat nimeti ve elde ettikleri bol kazançları hatırlatılmaktadır. Kureyşlilerin yaşadıkları yerler çorak ve verimsiz arazilerdir. Ama Kabe’nin kutsiyeti Kureyşliler için bir özellik taşımaktaydı. Bu yüzden önlerine geniş rızık kapıları açıldığı, huzur ve emniyet içerisinde rızıklarını elde ettikleri ima edilmektedir. Kış ve yaz aylarında yapılan bu ticari seyahatlere alıştıkları ve adeta bir gelenek haline getirdikleri vurgulanmaktadır. İlk ayette geçen ilaf kelimesi, sevmek, dağıldıktan sonra bir araya gelmek, bir şeyi adet haline getirmek manasını taşımaktadır. Ticari ilişkilerinden dolayı, çevredeki kabileler ve devletler, Kureyş’lilere “ashab-ı ilaf” (aralarında ülfet ilişkisi olanlar) demekteydiler.

Bu konu sürede şöyle anlatılmaktadır. “(Eğer Allah’ın başka nimetlerinden dolayı kulluk etmiyorlarsa hiç değilse) Kureyş’in (güvenini sağlayıp) onlarıyaz ve kış yolculuğuna alıştırdığı için (ibadet etsinler) (Kureyş Süresi 1-2)”.

Sürede Allah’ın bu lütfu hatırlatıldıktan sonra, onların bu nimete şükretmeleri gerektiği belirtilerek şöyle devam edilmektedir:

“Bu evin Rabbine ibadet etsinler ki O, kendilerini açlıktan kurtarmış ve korkudan da emin kılmıştır (Kureyş Süresi 3-4)”

O evin (Kabe’nin) sahibi ve Rabbi, onları açlıktan kurtarıp doyurmuş ve korkudan da emin kılmıştır. Allah onlara emniyet ve ruhsat nimetini verdiğinden dolayı yalnız O’na ibadet etmeleri ve ondan başka ilahları O’na ortak ve denk kabul etmemeleri gerektiği anlatılmaktadır. Ankebut Süresinin altmış yedinci ayetinde o zaman ki asayişi ve Kureyş’in durumu şöyle belirtilmektedir:

“Çevrelerinde insanların zorla kapılıp götürülmesine rağmen orayı harem yaptığımızı onlar görmediler mi?”

Cahiliye döneminde hiç bir kabilenin korkudan emin olmadığı bir ortamda, Kureyş kabilesi her türlü tehlikeden korunmuş bir şekilde yaşamlarını sürdürdüklerini kendileri de biliyorlardı. Kureyş’in taşıdığı “Kabe’nin hizmetçileri” sıfatından dolayı, hiç kimse onlara dokunmazdı. Herhangi bir saldırı esnasında; Kureyş’lilerin “Biz Haremliyiz” veya “Biz Allah’ın haremindeniz” demeleri saldırganı durduruyordu. Tüm bu nimetlerden dolayı Kabe’nin Rabbine ibadet etmeleri istenmektedir.

Kureyş Süresinin Fazileti

Kureyş Süresinin faziletiyle ilgili bir hadis-i şerif de Resulüllah (s.a.v şöyle buyurmuştur:

Allah Teala Kureyş’lileri yedi özellikle üstün kılmıştır?

1- Ben onlardanım;

2- Nübüvvet onlardadır;

3- Mekke’nin hacibliği onlardadır;

4- Mekke’nin su dağıtma işlemi onlardadır;

5- Allah, fil ordusuna karşı onları muzaffer kılmıştır;

6- Onlar, kendilerinden başkası Allah’a ibadet etmezken, sürekli Allah’a ibadet etmişlerdir;

7- Allah onlar hakkında Kur’an da bir süre indirmiştir

Kaynak: Ali Küçük / Besairu’l Kur’an

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ