Kur'an Yurdu

İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?

İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?

Hani sizler diyorsunuz ya; çalıştığım iş yeri namaz kılmama izin vermiyor, oysa izin verseydi namaz kılardım (ki izin verse de kılmayacaktır muhtemelen), ibadet ederdim ama işten çıkarılmaktan korktuğum için ister istemez patronun dediğini yapıyorum ve namaz kılmıyorum. Bundan dolayı eğer bir günaha giriyorsam eğer bunun günahı onun boynuna diyorsun ama boş boş konuşuyorsun ve kendi kendini avutmaktan başka bir halt yediğin yok. Neden mi?

Birincisi;  Sen diyorsun ki günahı onun boynuna ama yüce Allah diyor ki: Hiçbir günahkar, başkasının günahını yüklenmez (1). Eğer çok ağır bir yük altında ezilen biri, taşıma işinde başkasını yardıma çağırırsa, yükünden az bir kısmını bile taşımayı kabul etmez. İsterse yardıma çağırdığı onun yakın bir akrabası olsun! (2). Onlar açıkça yalancıdırlar (3)

İkincisi: İşten çıkarılmaktan, patrondan korktuğum için, ister istemez onun dediklerine itaat ediyorum diyorsun ancak yüce Allah da: Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun (4) ve Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Resulüne ve sizden olan ülülemre itaat edin. Eğer Allah’a ve ahirete iman ediyorsanız… (5)

Üçüncüsü: Hani yukarıda demiştin ya namazıma, ibadetime engel olduğu için günahı onun boynuna; Cahiliye döneminde ki kişilerde böyle kavimlerinin büyüklerine itaat ettikleri için Allah’ı ve Resulü’nü inkar, isyan ve eziyet yoluna gidiyorlardı. İşte sizin gibi düşünen bu cahiliye topluluğu hakkında, yarın Allah’ın karşısında hesap vermeye durdukları zaman onlar da diyecek: Rabbimiz, gerçekten biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat ettik. Onlar da bizi yoldan saptırdılar. Rabbimiz, onlara azaptan iki kat ver ve onları büyük bir lanetle lanetle (6) diyecekleri zamanda yüce Allah buyuracak: Kesin sesinizi, sakın bir daha Bana bir şey söylemeye kalkışmayın! (7). Hepinize kat kat azap vardır. Lakin siz bilmezsiniz (8).

Şimdi bu saatten sonra dileyen iman etsin, dileyen itaat etsin, dileyen de isyan etsin. Yarın Allah’ın huzurunda İşte, onları nasıl unuttuysak öylece de uyandırdık. Derken aralarında konuşmaya başladılar. Birisi: “Ne kadar uykuda kaldınız?” diye sorunca bazıları: “Bir gün, belki bir günden de az! (9)” diye bir soru-cevap ile karşı karşıya kalmadan önce; bir günden daha kısa olan bu dünya hayatı için, ebedi hayatını görmemezlikten, duymamazlıktan gelmek sanırım ahmaklığın en büyüğüdür

Kaynak: İsmail Ekinci

(1-En’am 164) (2-Fatır 18) (3-Ankebut 12) (4-Bakara 150) (5-Nisa 59) (6-Ahzab 67-68) (7-Mü’minun 108) (8-A’raf 38) (Kehf 19)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ