Kur'an Yurdu

Dua Adabı

Dua Adabı

Duanın Kabul Olması İçin Yapılması Gerekenler

Duaya Euzü Besmele, Allah’a Hamd Ve Peygambere Salat Ve Selam İle  Başlanmalıdır: Dua öncesinde Müslüman, ruhen ve bedenen duaya hazır hale gelmeli, mümkünse abdest alıp kıbleye dönmelidir. Her hayırlı işte olduğu gibi duaya da euzü besmele çekerek başlanmalıdır.

Duadan Önce Tövbe Ve İstiğfar Edilmelidir: Günah  işleyen bir kulun duası kabul edilmeye layık değildir. Peygamberimizin şu hadisi çok dikkat çekicidir:’ Allah yolunda seferler yapmış, üstü-başı tozlanmış bir adam,ellerini semaya kaldırarak Ya Rabbi Ya Rabbi diye yalvarıyor. Oysa yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böyle birisinin duası nasıl kabul olur’ Bu itibarla mümin duaya başlamadan önce günahlarını itiraf edip ihlas ile Allah’a tövbe etmeli ve affını dilemeli, sonra dua yapmalıdır.

Eller Semaya Açılmalı Ve Dua Sonunda Yüze Sürülmelidir: Dua ederken mümkünse kıbleye dönülür, ellerin içi açılır, parmaklar omuz hizasına kadar başı geçmeyecek ve koltuk altları görünecek şekilde semaya kaldırılır. Dua sonunda eller yüze sürülür .Dua esnasında gözler semaya dikilmez.

Esma-i Hüsna ile dua Etmek

Esma-i Hüsna İle Dua Edilmelidir: Yüce Allah Kur’an’da ‘En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na o güzel isimlerle dua edin (A’raf’180)’ anlamındaki ayeti ile kendisine güzel isimleriyle dua edilmesini emretmektedir. Hem Kur’an da hem hadislerdeki dua örneklerinde bunu görmekteyiz.

Kısık Bir Sesle Ve Yalvararak Dua Edilmelidir: Bağırıp çağırarak,yüksek ses ve riya ile değil, yalvararak ve kısık bir sesle dua edilmesi Allah ve Peygamberin emridir. ‘Rabbinize  yalvararak ve içten dua edin. Çünkü o, haddi aşanları sevmez (A’raf’55)’, Rabbini içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma (A’raf’205). Bu konuda Hz Peygamber (s.a.v)’de:

‘Ey insanlar! Kendinizi yormayınız. Çünkü sizler sağır ve uzaktaki birine değil, her an sizinle olan, her şeyi duyan Allah’a dua ediyorsunuz buyurmuştur.

Ümit Ve Korku İçinde Dua Edilmelidir:  İnsan, dua ederken Allah’a karşı saygı ve azabından korku içinde bulunmalı, aynı zamanda istekli ve ümitli olmalıdır. Yüce Allah ‘Korkarak ve umarak O’na dua edin. Muhakkak ki Allah’ın rahmeti, sözünü ve işi en iyi şekilde yapan müminlere yakındır (A’raf’56)’ buyurmakta, ümit ve korku içinde dua   edenleri övmektedir. Mümin, ilahi azaptan korku içinde bulunmakla birlikte yaptığı duayı Allah’ın kabul edeceği inancı ve düşüncesini taşımalıdır. Çünkü yüce Allah Kur’an’da:’ Rahmetim her şeyi kaplamıştır (A’raf’156)’ buyurmuştur.

İhlas İçinde Dua Edilmeli

Dua İhlas İle Ve Bilinçli Olarak Yapılmalıdır: Dil ile dua cümlelerini söylerken, zihin başka düşüncelere dalmamalı, insan bütün varlığı ile Allah’a yönelmeli, bilerek ve isteyerek, ihlas ve samimiyetle dua etmelidir. ‘O diridir. O’ndan başka ilah yoktur. O halde dini sadece Allah’a özgü kılarak ihlasla O’na dua edin / ibadet edin. Her türlü övgü, alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur (Mümin’65)’. Biliniz ki Allah gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez anlamındaki hadis-i şerif, duanın ihlaslı ve şuurlu yapılması gerektiğini ifade etmektedir.

Kabul Olacağına İnanılarak Dua Edilmelidir: Mümin, dualarını Allah’ın kabul edeceğine inanarak dua etmelidir  Nitekim Peygamberimiz  (s.a.v): ‘Kabul edileceğine kesin bir şekilde inanarak Allah’a dua edin’ tavsiyesinde bulunmuş ve ‘Dua ettiğiniz zaman kesin olarak isteyin’ buyurmuştur.

Salih Amel Ve Hayırlı İşler Vesile Edilmelidir: Mümin, duasının kabul olması için işlediği salih ve hayırlı amelleri vesile edebilir. Bunun örnekleri hadislerde vardır.

Israrla Dua Etmek

Israrla Dua Edilmelidir: Mümin, yüce Allah’tan isteğinde ısrarlı olmalı, isteğim yerine gelmedi diye duadan vazgeçmemelidir.

Meşru Şeyler İstenmeli, Ölçülü Olunmalı, Aşırıya Gidilmemelidir: İşlenmesi ve istenmesi dinimizce günah sayılan konularda dua edilmemelidir. Çünkü bu tür dualar kabule şayan olmaz. Peygamberimiz (s.a.v): ‘Kul, günah talep etmedikçe ve sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icabet görmeye (kabul edilmeye) devam eder’ buyurmuştur. Çünkü dinin haram kıldığı ve yapılması günah olan şeylerin elde edilmesini istemek, Allah’a saygısızlıktır.

Sadece Sıkıntılı Zamanlarda Değil Her Zaman Dua Edilmelidir: Sadece darlıkta, sıkıntıda veya bir korku, kaza ve felaketle karşı karşıya gelindiği zaman değil, varlıklı ve sağlıklı zamanlarda, huzur ve rahatlığın hüküm sürdüğü anlarda da dua edilmelidir.

Kişi, sıkıntıya, darlığa ve zorluğa karşı sabır ve dua ile ayakta kalmaya çalıştığı gibi, nimetlere kavuşması durumunda da şükredip dua etmelidir. Peygamberimiz (s.a.v): ‘Sıkıntılı ve musibete uğradığı zamanlarda Allah’ın duasını kabul etmesini isteyen kimse, rahat zamanlarında da çok dua etsin’ buyurmuştur.

Sadece Allah’a Dua Edilmelidir: Dua sadece Allah’a yapılmalı, araya başka aracılar konulmamalıdır. Her namazda okuduğumuz Fatiha Süresinde ‘Sadece Sana ibadet edere, sadece Senden yardım dileriz’ diyerek bunu dile getiriyoruz. Yüce Allah bize şah damarımızdandaha yakındır. Bu sebeple ne istersek, aracısız O’ndan istemeliyiz.

Mübarek Gün ve Gecelerde dua Etmek

Özellikle Mübarek Gün Ve Geceler Tercih Edilmelidir: Dua, her zaman ve her yerde yapılabilir. Bununla birlikte Arefe gübü ve geceleri, Ramazan ayları, Cuma ve Bayram gün ve geceleri, Seher vakitleri, Gecenin üçte ikisinde, Sabah ve akşam vakitleri,ezan ile kamet arasında, secde ve namaz akabinde yapılan duaların kabul edileceği ile ilgili hadisler vardır.

Dua Sonunda Amin Ve Ya Rabbi Duamı Kabul Et Denilmeli:  Peygamberimize Salat Ve Selam Getirilmeli Ve Fatiha Süresi Okunmalıdır

Sonuç Olarak; Dua bir ibadettir. Ancak unutulmamalıdır ki, amelsiz dua meyvesiz ağaca,yaysız oka benzer. Dua eden her insan Allah’a kulluk etmiş ve isteklerini Allah’a arz etmiş olur. Dua eden mümin sıkıntı ve üzüntülerden kurtulur. Samimiyetle dua edersek, Rabbimiz dualarımızı er-geç kabul buyuracaktır.

Kaynak: İsmail Karagöz / Kur’an’dan Öğütler / bkz: 462-466

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ